Oldum olası sözcüklerle oynamayı sevmişimdir. Kapalı ve düşün olarak zihnime fazla bir katkısı olmayan koşullarda yeşermenin kendimce bir başkaldırısıydı belki de. Us'umda uçuşan düşünceleri sözcüklere dökmek, sözcükleri alıp evirip çevirmek ve usa tekrar oyalanabileceği malzemeleri sunmak. Böylece kendini kuyruğundan yakalamaya çalışan yılan misali dönüp durmak. Bu dönüp durmaların arasında hayat adı verilen oyunun kurallarını anlamaya çalışmak. Anladığında da ... Yani anlıyoruz diye, bu kurallarla oynamak zorunda değiliz ya... Daha farklı kurallarla oyuna dahil olmak. Kah alkışlanmak, kah yerilmek.... Olabilir .... Oyuna devam. Nasıl olsa başka oyuncular gelene kadar doldurduğumuz bir alanı kaplıyoruz hepsi bu. Öyle fazla da şey etmemek lazım.... oyunu da rolü de.... Algı oyununun da ekranı US tur. Algılanan her şey usun ekranına takılır. Bazen önemsen...