Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
İlk gülüşün, ilk kokunun hatırası bile Kurtaramıyorsa yüreği yanmaktan, Ayrı bırakma çabasından Daha ne kalmıştır ki söylenmeyen, Dile dökülmeyen Kanamaktan uyuşmuşsa yaraların Özgürsündür Koptuysa artık göbekbağın
Kendime kendi bedenimden sevgililer yarattım.. Öylesine hakimler ki yaşamıma Bilemiyorum Seni alıp da nereme yamayacağımı

YAZAN OLMAK YA DA OLMAMAK

Söyleyecek çok şeyin varsa, ancak dinleyenin yoksa yazı başlar. Eski bir dosttur her zaman kalem. Sayfalar sarıdan beyaza sadece yazanın göreceği bir renk skalasıyla açılır önünde. Kime sorsan kağıt ,kağıt rengindedir. Ama yazan için her kağıdın kendine has , onu diğerlerinden ayıran renk pigmentleri vardır. Hatta aynı defterde bile her sayfanın rengi aynı değildir.   Birbirine tıpatıp benzeyen ikiz kardeşleri   ilk başta ayırt etmek çok zordur. Bir süre onlarla   birlikte yaşadığınızda birinin kirpiklerinin daha gür, diğerinin teninin daha limoni, ya da birinin diğerinden daha   asık suratlı olduğunu birsiniz ve asla ikisini birbirine karıştırmazsınız. Yazanın da kağıtları bu kadar net tanımlayabilmesinin sebebi budur işte. Kağıtları bu kadar iyi tanımlayıp, ruhumuzun imbiğinden süzülen sözcükleri yargılamadan alıp kabul ettiğini bile bile zamanla sıkılırız yazarak kendimizi   ifade etmekten. Yazarak var olmak yeterli   gelmez, sazı   kemiği ol...