Oldum olası sözcüklerle oynamayı sevmişimdir. Kapalı ve düşün olarak zihnime fazla bir katkısı olmayan koşullarda yeşermenin kendimce bir başkaldırısıydı belki de. Us'umda uçuşan düşünceleri sözcüklere dökmek, sözcükleri alıp evirip çevirmek ve usa tekrar oyalanabileceği malzemeleri sunmak. Böylece kendini kuyruğundan yakalamaya çalışan yılan misali dönüp durmak.
Bu dönüp durmaların arasında hayat adı verilen oyunun kurallarını anlamaya çalışmak. Anladığında da ... Yani anlıyoruz diye, bu kurallarla oynamak zorunda değiliz ya... Daha farklı kurallarla oyuna dahil olmak. Kah alkışlanmak, kah yerilmek.... Olabilir .... Oyuna devam. Nasıl olsa başka oyuncular gelene kadar doldurduğumuz bir alanı kaplıyoruz hepsi bu. Öyle fazla da şey etmemek lazım.... oyunu da rolü de....
Algı oyununun da ekranı US tur. Algılanan her şey usun ekranına takılır. Bazen önemsenir, tutulur..Bazen hiç yokmuş sayılır, bazen de değiştirilir. Us'un takatini ve gücünü diri tutmasının yollarıdır bunlar. Belki bilmediğimiz bambaşka bir yöntemi de vardır da biz daha kavrayamamışızdır.
Us'ta nelerin olduğunu biz bilemeyiz eller bilir. El kalem tutmaya başlayınca, us fısıldar kulağına ve kalem ile el, kelam ederler. Elde ne varsa onun karakterinde kel'amlar ortaya çıkar. Mesela kurşun kalemle öykü yazarken, tükenmez kalemle şiir yazarım. Mavi tükenmez kalemle içim coşarken, siyahla olmayan sevgilileri özlerim. Kırmızı resim yaptırır bana hemen.
Dizüstü klavyeyle düşün yazarken, masa başıyla dialoglar, sahneler, nerden geldiğini bilmediğim karakterler dökülür.
Ya Anim-Us-Yon?
Us çözücü, gönül açıcı... Çizgilerin, renklerin, siyahın-beyazın, hızın, sesin, müziğin ülkesi. Bir anda küçük bir kıvılcım gibi gelen, us'tan alacağını almadan rahat bırakmayan ilgi arsızı. Ne olacak bu işin sonu bilmiyorum ama Us'umun da beklediği buymuş demek ki... İyi olmuş. Güzel olmuş.
Bu dönüp durmaların arasında hayat adı verilen oyunun kurallarını anlamaya çalışmak. Anladığında da ... Yani anlıyoruz diye, bu kurallarla oynamak zorunda değiliz ya... Daha farklı kurallarla oyuna dahil olmak. Kah alkışlanmak, kah yerilmek.... Olabilir .... Oyuna devam. Nasıl olsa başka oyuncular gelene kadar doldurduğumuz bir alanı kaplıyoruz hepsi bu. Öyle fazla da şey etmemek lazım.... oyunu da rolü de....
Algı oyununun da ekranı US tur. Algılanan her şey usun ekranına takılır. Bazen önemsenir, tutulur..Bazen hiç yokmuş sayılır, bazen de değiştirilir. Us'un takatini ve gücünü diri tutmasının yollarıdır bunlar. Belki bilmediğimiz bambaşka bir yöntemi de vardır da biz daha kavrayamamışızdır.
Us'ta nelerin olduğunu biz bilemeyiz eller bilir. El kalem tutmaya başlayınca, us fısıldar kulağına ve kalem ile el, kelam ederler. Elde ne varsa onun karakterinde kel'amlar ortaya çıkar. Mesela kurşun kalemle öykü yazarken, tükenmez kalemle şiir yazarım. Mavi tükenmez kalemle içim coşarken, siyahla olmayan sevgilileri özlerim. Kırmızı resim yaptırır bana hemen.
Dizüstü klavyeyle düşün yazarken, masa başıyla dialoglar, sahneler, nerden geldiğini bilmediğim karakterler dökülür.
Ya Anim-Us-Yon?
Us çözücü, gönül açıcı... Çizgilerin, renklerin, siyahın-beyazın, hızın, sesin, müziğin ülkesi. Bir anda küçük bir kıvılcım gibi gelen, us'tan alacağını almadan rahat bırakmayan ilgi arsızı. Ne olacak bu işin sonu bilmiyorum ama Us'umun da beklediği buymuş demek ki... İyi olmuş. Güzel olmuş.
Yorumlar
Yorum Gönder